Seramik sanatçısı Ekin Yüksel, toprağın dönüştürücü gücünü kadın bedeni, toplumsal baskılar ve özgürlük kavramlarıyla buluşturan üretimleriyle çağdaş sanat alanında dikkat çekiyor. 1986 yılında Ankara’da doğan sanatçı, drama ve müzik eğitiminin ardından plastik sanatlara yöneldi. Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde eğitim alan Yüksel, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nden 2009 yılında mezun oldu.
Ekin Yüksel’in üretim pratiğinin merkezinde insanın varoluşu, toplumsal ilişkiler ve seramiğin doğayla kurduğu güçlü bağ yer alıyor.
Sanatçı, toprağı yalnızca bir malzeme olarak değil, insanın yaratıldığı ve yeniden döneceği öz olarak ele alıyor. Ona göre seramik, insanın kendi özüyle kurduğu sessiz ama güçlü bir iletişim biçimi.
Yüksel’in dikkat çeken çalışmalarından “Yargı” serisi, günümüz toplumunda bireylerin birbirleri üzerinde kurduğu baskıyı sorguluyor. Sanatçı, eserlerinde insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan kabul görme arzusunun, yargılanma korkusuyla nasıl çatıştığını ele alıyor.
Kadın kimliği üzerine geliştirdiği “Masum Kızlar” serisinde ise Lilith mitinden ilham alan Yüksel, kadının tarih boyunca yüklenen anlamlarını yeniden yorumluyor.
Adem’in kaburgasından değil, onunla eşit şekilde topraktan yaratıldığı anlatısına gönderme yapan Lilith figürü üzerinden şekillenen heykeller, özgürlük ve eşitlik arayışını merkezine alıyor. Sanatçı, çamurun kadın bedeniyle kurduğu bağı kullanarak hem kırılganlığı hem de gücü aynı bedende buluşturuyor.
Toprağın hafızasını çağdaş bir anlatımla buluşturan Ekin Yüksel, seramik aracılığıyla bireyin iç dünyasını, toplumsal yargıları ve kadının varoluş mücadelesini görünür kılan üretimleriyle sanat yolculuğunu sürdürüyor.Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda sergi ve sanat fuarında yer alan Yüksel, üretimlerini atölyesinde sürdürmeye devam ediyor.