Duygu Can Çitekçi’nin resimleri, mantığın temsil ettiği düzen ile duyguların özgür ve değişken doğası arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Soyut anlatımı geometrik formlar ve farklı dokularla buluşturan sanatçı, akrilik boya, modelleme macunu, kumaş ve kraft gibi malzemelerle çok katmanlı yüzeyler oluşturuyor. Keskin çizgilerle kumaşların doğal kıvrımlarını bir araya getiren Çitekçi, biçimsel karşıtlıklar üzerinden insanın iç dünyasına, duygularına ve yaşanmışlıklarına odaklanıyor.
1992 yılında Manisa’da doğan ve İstanbul’da yaşayan sanatçının resme ilgisi lise yıllarında başladı. Bu dönemde katıldığı resim kursuyla ilk eğitimini alan Çitekçi, zamanla resim yapmayı bir hobinin ötesine taşıyarak kendini ifade ettiği bir alana dönüştürdü. Profesyonel olarak finans sektöründe çalışan sanatçı, mesleğinin gerektirdiği analitik düşünce ve düzen anlayışını, sanatın sezgisel ve duygusal yönüyle bir arada ele alıyor. Birbirinden farklı gibi görünen bu iki alan, çalışmalarında birbirini tamamlayan unsurlara dönüşüyor.
Çitekçi’nin eserlerinde geometrik çizgiler düzeni, mantığı ve insanın kendine koyduğu sınırları simgelerken kumaş kıvrımları, düzensiz yüzeyler ve katmanlar duyguların daha özgür ve karmaşık doğasını yansıtıyor. Sanatçı, bu iki farklı anlatım biçimini aynı yüzeyde buluşturarak aralarındaki dengeyi ve karşıtlığı sorguluyor. Hafıza, zamanın bıraktığı izler, söylenmemiş sözler ve yarım kalmış hikâyeler de çalışmalarının düşünsel arka planını oluşturuyor. Bir çizgi bir sınırı, boşluk dile getirilemeyen bir cümleyi, üst üste eklenen katmanlar ise zaman içinde biriken yaşanmışlıkları ifade edebiliyor.
Sanatçının yaklaşımında eser, yalnızca onu ortaya çıkaran kişinin anlatısıyla sınırlı değil. Çitekçi, izleyicinin kendi deneyimlerinden ve duygularından hareketle eserde farklı anlamlar bulmasını önemsiyor. Ona göre bir tablo, sanatçının elinden çıktığında tamamlanmış olsa da izleyiciyle buluştuğunda yeni bir anlam kazanıyor. Bu düşüncesini, “Tamamlandığını düşündüğüm bir eser, aslında kendi yolculuğuna yeni başlıyor.” sözleriyle dile getiriyor.
Duygu Can Çitekçi’nin sanat anlayışının merkezinde, kelimelerle ifade edilmesi güç duyguları görünür kılmak ve geçmişte kalan hikâyelere yeni bir alan açmak yer alıyor.
“Mantık bize yolu gösterir, duygu ise o yolda neden yürüdüğümüzü hatırlatır.” düşüncesi sanatçının eserlerinde bir araya getirdiği iki temel yaklaşımı özetliyor.
İstanbul’da çalışmalarını sürdüren sanatçı, farklı malzemeler, geometrik formlar ve dokusal yüzeyler aracılığıyla kişisel anlatım dilini geliştirmeye devam ediyor.