Şevval Başalan, sanat pratiğinde içsel dünyayla yüzleşme, bilinçaltı ve toplumsal gerçekliklerden besleniyor. Çalışmalarında kadın hakları, özgürlük, şiddet ve ruhsal süreçler gibi temalara yer veren sanatçı, sanatı kendi ifadesiyle bir “arınma eylemi” ve “maneviyat” alanı olarak görüyor. Başalan’ın üretimleri, kişisel deneyimlerle toplumsal meselelerin kesiştiği bir alanda ilerliyor.
1996 yılında İstanbul’da doğan Şevval Başalan, Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi’nden mezun olduktan sonra lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar ve Resim Bölümü’nde tam burslu olarak tamamladı. Yüksek lisans eğitimini de Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü’nde tam burslu sürdüren sanatçı, “Acının Sanatçı Psikolojisi ve Dolayısıyla Sanat Eserlerine Etkisi Üzerine Bir Araştırma” başlıklı teziyle mezun oldu.
Marmara Üniversitesi’nde formasyon eğitimini tamamlayan Başalan, Haliç Üniversitesi’nde Sanat Terapisi Eğitimi ve Gedik Üniversitesi’nde Bilinçaltı Uzmanlık Eğitimi aldı. Sanat çalışmalarının yanı sıra farklı spor branşlarında eğitmenlik de yapan sanatçı, disiplinlerarası üretimlerini İstanbul’daki atölyesinde sürdürüyor.
Başalan’ın üçüncü kişisel sergisi “Katharsis”, Piramid Sanat’ta izleyiciyle buluştu. Sanatçının iç dünyası, bilinçaltı ve yaşam deneyimleriyle kurduğu ilişkiyi merkeze alan sergi, onun sanatla kurduğu bağın önemli çalışmalarından biri oldu. Başalan, Hürriyet Sanat’ın manşet röportajında sanatını kendi dünyasıyla yüzleştiği, dönüştüğü ve geliştiği bir alan olarak tanımlıyor.
Sanatçı, aynı röportajda ürettiği işlerde bilinçaltının, ruhunun ve hayatının sansürsüz somut ifadesinin görüldüğünü belirtiyor. “Katharsis”in kendi dünyasıyla, iç benliğiyle ve hayatla yüzleşmesini sağladığını ifade eden Başalan, bu karşılaşmanın izleyicinin de kendisiyle buluşmasına ve kendi dünyasından izler bulmasına alan açtığını dile getiriyor.
Başalan’ın çalışmalarında toplumsal gerçeklikler de önemli bir yer tutuyor. Milliyet Sanat Gazetesi’ne verdiği röportajda eserlerinin karamsar olarak değerlendirilmesine değinen sanatçı, çalışmalarının karamsar olmadığını; izleyiciyi rahatsız eden unsurun gerçeği yansıtması ve insanı kendi hayatıyla karşılaştırması olduğunu söylüyor.
Özellikle kadınların maruz kaldığı şiddete dikkat çeken Başalan, şiddetin yalnızca fiziksel olmadığını, ruhsal ve psikolojik boyutlarının da bulunduğunu vurguluyor. “Gözlerini Açmak” isimli çalışmasından söz ederken, yaşadığı dünyada karşılaştığı gerçekliklerin sanatına yön verdiğini ifade eden sanatçı, bu gerçeklikler karşısında sanata sığındığını belirtiyor.
Başalan’ın çalışmaları uluslararası basında da yer buldu. 6 Aralık 2020’de Berlin’de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesinde Nicola Kuhn tarafından sanatçı üzerine “Die Mutigen” başlıklı bir sunum yayımlandı.Disiplinlerarası çalışmalarını kadın hakları ve özgürlükleri çerçevesinde sürdüren Şevval Başalan, İstanbul’daki atölyesinde üretmeye devam ediyor. Sanatçı, 2026 yılında Contemporary Istanbul’da da eserleriyle sanatseverlerle buluştu.