Kadirli doğumlu sanatçı Selmani Baki Kocaispir, ilk ve ortaöğrenimini Kadirli’de tamamladıktan sonra 2005–2009 yılları arasında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nde lisans eğitimini, 2021–2022 yılları arasında ise Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Ulusal ve uluslararası sanat etkinliklerine katılan, çok sayıda ödülün sahibi olan Kocaispir, sergi, çalıştay ve sanat fuarlarında küratörlük görevleri de üstlendi. Eserleri müzelerde ve özel koleksiyonlarda yer alan sanatçı, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görsel sanatlar öğretmeni olarak görev yaparken kişisel atölyesinde sanatsal üretimini sürdürüyor.

Akdeniz coğrafyasının doğası, kültürel mirası ve insan yaşamıyla kurduğu köklü ilişki, Kocaispir’in sanat anlayışında önemli bir yer tutuyor. Sanatçı, doğup büyüdüğü ve yaşamını sürdürdüğü bu coğrafyanın simgelerinden biri olan zeytin ağacını, çalışmalarının merkezine taşıyor. Binlerce yıldır barışın, bereketin, dayanıklılığın, yeniden doğuşun ve yaşamın sürekliliğinin sembolü olarak kabul edilen zeytin ağacı, Kocaispir’in resimlerinde kişisel anılarla ve yaşanmışlıklarla bütünleşiyor.

“Zeytin Ağaçları” serisinde desen, renk ve formları dinamik bir anlayışla bir araya getiren sanatçı, hareketli ve enerjik olduğu kadar dingin kompozisyonlar oluşturuyor. Doğanın izlerini çağdaş yaşamın yansımalarıyla buluşturan eserlerinde, kökleriyle toprağa tutunan ve dallarıyla gökyüzüne uzanan ağaçlar, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kuruyor.

Kocaispir için zeytin ağacı, yalnızca resmedilen doğal bir varlık değil, aynı zamanda kendi yaşam deneyimlerinin de bir yansıması. Doğal afetlerin yıkıcı etkilerine karşı direnme, yeniden ayağa kalkma ve yaşamı sürdürme düşüncesi, sanatçının zeytin ağaçlarıyla kurduğu duygusal bağın temelini oluşturuyor. Ağaçların gölgesinde biriken anılar, gövdelerinde saklı izler ve gökyüzüne uzanan dallar, sanatçının kişisel belleğinde yer eden yaşanmışlıkları tuvale taşıyor.

Zeytin ağacının uzun ömrü ve yenilenme gücü, Kocaispir’in eserlerinde yaşamın geçiciliği ile sürekliliği arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor. Sanatçı, ölümsüzlüğün simgesi olarak gördüğü zeytin ağaçları aracılığıyla kendi izini de geleceğe bırakmayı amaçlıyor.

Nâzım Hikmet’in Yaşamaya Dair şiirinde yer alan yetmiş yaşında bile zeytin dikme düşüncesi, Kocaispir’in sanatında yaşamı, umudu ve yeniden başlamayı merkeze alan yaklaşımıyla örtüşüyor.