İzmirli sanatçı Gökçe Eyüpgiller, akustik müziğe getirdiği özgün yorum, samimi sahne performansı ve dinleyicisiyle kurduğu güçlü bağ ile müzik yolculuğunu sürdürüyor.

1983 yılında İzmir’de doğan sanatçı, lise yıllarına kadar profesyonel olarak voleybol oynadı. Müzik yolculuğu ise 1997 yılında İzmir Işılay Saygın Anadolu Lisesinin yetenek sınavını kazanmasıyla başladı. Şan eğitimini Sabahat Tekebaş ile sürdüren Eyüpgiller, yıllar içerisinde birçok değerli müzisyen ve orkestrayla çalıştı.

2013 yılında İstanbul’a taşınarak evlenen sanatçının hayatında yeni bir dönem başladı. İki kız çocuğu sahibi olan Eyüpgiller, kendi ifadesiyle “Hayatımın yönü o dakikadan sonra tamamen değişmişti.” diyerek anneliğin yaşamındaki yerini anlatıyor. Bu süreçte müziğe yaklaşık 7 yıl ara veren sanatçı, çocuklarıyla birlikte büyüdüğünü ve annelik duygusunu çok sevdiğini dile getiriyor.

2019 yılında kızlarıyla birlikte yeniden İzmir’e dönen Eyüpgiller için sahnelere dönüşün kapısı da aralandı. Sanatçı, “Sahne beni çağırıyordu.” sözleriyle tarif ettiği bu dönemde, annesinden ve kızlarından aldığı güçle müziğe akustik projelerle geri döndü.

Lise arkadaşı Yücel Gezer ile birlikte kurduğu “Saf Akustik” projesi kapsamında akustik pop ve nostaljik Türkçe şarkıları dinleyicilerle buluşturan Eyüpgiller, birçok şehirde sahne aldı. Sanatçı, bu müzik yolculuğunun halen aynı heyecanla devam ettiğini söylüyor.

Bugün çalışmalarını farklı projelerle sürdüren Gökçe Eyüpgiller, Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve İzmir Devlet Opera ve Balesi piyanisti ve başkorrepetitörü Metin Kiper ile İzmir Devlet Senfoni Orkestrası vurmalı çalgılar sanatçısı Akgün Çavuş’la birlikte konserler veriyor. Eyüpgiller, üç kişilik ekip olarak çıktıkları müzikal yolculuğun, sahnede hikâyeler ve samimiyetle birleşerek adeta büyük bir orkestraya dönüştüğünü ifade ediyor. Sanatçı, müziğe bakışını ise kısa ama güçlü bir cümleyle özetliyor: “En doğal, en samimi şekilde sanatımı icra etmek istiyorum. Çünkü müzik iyileştirir.”