Ressam Ülkü Aksoy, fantastik-figüratif kadın portreleri üzerinden kadın imgelemini özgün bir görsel dille tuvale taşıyor. Eserlerinde hayal dünyasında özgürce var olan, kendinden emin, rengârenk ve ışıltılı kadın figürlerine yer veren sanatçı, gösterişli atmosferin ardında gizlenen hüzün, yalnızlık ve varoluşsal gerçekliği de izleyiciye hissettiriyor.
Aksoy’un çalışmalarında renklerin ve figürlerin yarattığı canlı dünya, kadınların içsel yolculuklarıyla karşı karşıya geliyor. Figürlerin bakışlarına yerleşen derinlik, dışarıdan görünen ışıltının ardındaki duygusal dünyaya işaret ediyor. Tiyatro ve televizyon geçmişinden beslenen dramatik anlatımını resimlerine taşıyan sanatçı, figürlerin duruşları ve bakışları üzerinden güçlü bir duygu atmosferi oluşturuyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’da doğan Ülkü Aksoy’un sanatla kurduğu bağ ise çocukluk yıllarına uzanıyor.
Çocukluğunu Safranbolu’nun eşsiz ve otantik doğasıyla iç içe geçiren sanatçı, çevresini inceleyerek ve gözlemleyerek geçirdiği bu yıllarda sanata olan ilgisini geliştirdi. Aslen Bursalı olan Aksoy’un kökenleri Bulgaristan ve Rusya’ya dayanıyor.
Ailesinin yönlendirmesiyle iktisat alanında lisans eğitimini tamamlayan Aksoy, çocukluğundan beri tutkuyla bağlı olduğu sanat alanında ilerleme kararı aldı. İstanbul Pera Güzel Sanatlar Akademisi Sahne Sanatları Tiyatro Ana Sanat Dalı Oyunculuk Bölümü’nde uygulamalı tiyatro eğitimi alan sanatçı, aynı dönemde Bursa Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu olarak görev yaptı. Ardından TRT İstanbul Televizyonu’nda yönetmen yardımcılığı, sunuculuk ve seslendirme/dublaj çalışmaları gerçekleştirdi.
Sanat yolculuğunu resim alanında sürdüren Aksoy, KOMEK bünyesinde karakalem ve suluboya eğitimi aldı, Ressam Kader Aktü Atölyesi’nde desen derslerine katıldı. Daha sonra Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı Güzel Sanatlar Resim Bölümü’ne kabul edildi.
Bir süre Belçika’da yaşayan sanatçı, Gent’teki Berlitz Language Center’da İngilizce eğitimi alırken resim çalışmalarını da sürdürdü. Bu süreçte Avrupa’nın önde gelen müze ve galerilerini inceleme, usta ressamların eserlerini yakından gözlemleme ve çeşitli atölye ile fuar çalışmalarında yer alma fırsatı buldu.
Avrupa sanat ortamında edindiği deneyimler, Aksoy’un üretim sürecine de katkı sağladı. Türkiye’ye döndükten sonra çalışmalarını Kocaeli, Maşukiye’deki kişisel atölyesinde sürdüren Ülkü Aksoy, kişisel sergisinin yanı sıra yurt içi ve yurt dışında birçok karma sergi ve sanat fuarında yer aldı.
Sanatçının eserleri, seçkin özel koleksiyonlarda da yer buluyor. Aksoy, fantastik dünyanın renkli ve ışıltılı yüzüyle insanın iç dünyasındaki kırılganlıkları aynı tuvalde buluşturarak kendine özgü sanat dilini geliştirmeye devam ediyor.
SANATÇI BEYANI
“Fırçam benim sesim, yüzüm; tuvalimdir.
Benim dünyamda figürler yalnızca birer suret değil; masalsı bir titreşimle tuvale düşen ruh hâlleridir. Renkler benim için duyguların dili, resmettiğim yüzler ise iç seslerin yankısıdır.
Tuvale aktardığım yoğun dokular, parlak kontrastlar ve abartılı gözler; hem neşeyi hem hüznü aynı anda barındıran karmaşık insani özü görünür kılmak içindir. Yaratımımdaki her karakter, fantastik bir evrenin kapısını aralar; kendi özgüvenini, kırılganlığını ve anlatılmamış içsel hikâyesini beraberinde taşır.
Sanatım, izleyeni bir yandan çocukluk hayallerinin özgür ve renkli oyunlarına davet ederken, diğer yandan yetişkinliğin sessizce taşınan yaralarını fısıldar. Fırçam; çocukluğun masumiyeti ile yetişkinliğin derinliği, düş ile gerçek arasında duran duygusal bir sahne kurar.
Ben Ülkü Aksoy. Tuvalin başında, renklerin ve fırçanın gücüyle iç dünyaların somutlaştığı o sınır çizgisini yeniden tanımlıyorum.”
Ülkü AKSOY