Kadın, bellek, mitoloji ve geçmişin izleri Selda Eğer’in resimlerinde çağdaş bir yorumla yeniden hayat buluyor. Realist, soyut ve figüratif anlatımın olanaklarından beslenen sanatçı, farklı üslupları kendi görsel dili içerisinde bir araya getirerek tuvali zamanın, duyguların ve yaşanmışlıkların taşıyıcısına dönüştürüyor.

Sanatçının üretiminde özellikle kadının iç dünyası önemli bir yer tutuyor. Kadının yaşadığı zorluklar, kırılganlıkları, mücadeleleri, sevinçleri ve hayata tutunma biçimleri figürleri aracılığıyla görünür hale geliyor. Eserlerindeki kadın figürleri yalnızca birer görüntü olarak değil, belleğin ve duyguların taşıyıcısı olarak öne çıkıyor.

Selda Eğer’in sanatında dikkat çeken bir diğer alan ise mozaik ve mitolojik anlatım. Müzelerde ve arkeolojik alanlarda karşılaştığı kadim mozaiklerden ilham alan sanatçı, geçmişin bu sessiz görsel mirasını yağlı boya ve fırça aracılığıyla yeniden yorumluyor. Mozaiklerde taşların oluşturduğu bütünlük, onun tuvalinde fırça darbeleriyle yeniden şekilleniyor. Böylece geçmişin izleri, bugünün sanat diliyle buluşuyor.

Sanat yolculuğu lise yıllarında başlayan Selda Eğer, yaklaşık yirmi beş yıldır resim çalışmalarını sürdürüyor. Farklı eğitimlerle geliştirdiği sanat anlayışını bugün kendi atölyesinde sürdüren sanatçı, aynı zamanda edindiği deneyimleri öğrencileriyle paylaşarak sanatın dönüştürücü yönünü aktarıyor.

2014 yılında ilk kişisel sergisini açan Selda Eğer, sonraki yıllarda Türkiye’nin farklı kentlerinde ve uluslararası sanat organizasyonlarında eserlerini izleyiciyle buluşturdu. ArtAnkara, Art İstanbul, ArtContact İstanbul ve Bodrum Sanat Fuarı’nın yanı sıra İzmir, Diyarbakır, Mersin ve Gaziantep’te gerçekleştirilen sergilere katıldı. Girne Belediyesi tarafından düzenlenen sanat çalıştayında yer alan sanatçının eserleri Tokyo, Paris ve Bulgaristan’daki uluslararası sergilerde de sanatseverlerle buluştu.

Geçmiş ile bugün arasında görsel bir bağ kuran Selda Eğer, mitolojik figürleri, kadın yüzlerini, eski uygarlıkların izlerini ve mozaik estetiğini çağdaş bir resim anlayışı içerisinde yeniden biçimlendiriyor. Tarih, sanatçının tuvalinde yalnızca geçmişe ait bir anlatı olmaktan çıkarak bugünün insanına dokunan yeni bir hikâyeye dönüşüyor.

Sanatı paylaşmayı da üretiminin bir parçası olarak gören Selda Eğer, atölyesinde öğrencilerine yalnızca teknik bilgi aktarmakla kalmıyor; bakmayı, sorgulamayı, hissetmeyi ve kendi özgün bakış açılarını geliştirmeyi de teşvik ediyor.

Selda Eğer’in resimlerinde geçmişin sessiz izleri, kadınların hikâyeleri ve insanın iç dünyası renklerle yeniden anlatılıyor. Her tuval, belleğin ve zamanın izlerini bugünün duygularıyla buluştururken izleyiciyi de kendi hikâyesine bakmaya davet ediyor.