1992 yılında Bitlis’in Tatvan ilçesinde doğan Azat Yeman, çalışmalarında modern insanın varoluşsal sancılarını, benlik ve aidiyetsizlik kavramları üzerinden ele alıyor. Figürlerini toplumsal kalabalıklar içinde birer “suret” olarak kurgulayan sanatçı; maskeler, çemberler ve şeffaf katmanlarla bireyin iç dünyasına ve farkındalık süreçlerine odaklanıyor.
Sanat eğitimine Kırşehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde başlayan Yeman, 2013 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Sanatçı, akademik çalışmalarına 2014 yılında Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Ana Sanat Dalı’nda lisansüstü eğitimle devam etti.
Yeman’ın sanatının merkezinde modern insanın kendisi ve çevresiyle kurduğu ilişki bulunuyor. “Tükenen benlik” ve “aidiyetsizlik” temalarını eserlerine taşıyan sanatçı, sonsuz döngüleri temsil eden çemberler, maskeler ve farklı görsel katmanlarla bireyin toplumsal yapı içerisindeki varlığını sorguluyor.
Yeman, son dönem eserlerinde ise Uzak Doğu felsefesindeki “Wu Wei” yani “Eylemsizlik” ilkesinden besleniyor. Müdahale etmeme ve akışta olma düşüncesi, sanatçının görsel anlatısında yeni bir düşünsel alan açıyor.
Sanatçı bugüne kadar dört solo sergiye imza attı. İlk solo sergisi “Benliğin Tükenişi”ni 2015 yılında Ankara’daki Galeri Soyut’ta açan Yeman, 2017’de “İtaatkâr Bedenler” ile Galeri Eksen’de, 2018’de “Cul-De-Sac” ile Cihangir Art Project’te sanatseverlerle buluştu. 2023 yılında ise “Wu Wei” başlıklı sergisini İstanbul’da Artonom’da gerçekleştirdi.
Sanatçı ayrıca Türkiye ve yurt dışında çok sayıda karma sergi, sanat fuarı ve çalıştaya katıldı.
Türkiye’nin önemli çağdaş sanat etkinliklerinde de yer alan Yeman; ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı, ArtNouva Sanat Fuarı, IAAF İstanbul, Step İstanbul, Bodrum Art Fair ve İstanbul Sanat Fuarı gibi organizasyonlara katıldı. Yeman’ın eserleri Türkiye’nin yanı sıra İtalya, Romanya, Bulgaristan ve Rusya’daki uluslararası sergilerde de izleyiciyle buluştu.
Sanatçı, 2026 yılında Artfolio-Art Project ile ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı’nda yer aldı.
SANAT METNİ
“Sanat yolculuğum, bireyin karmaşık ve içsel manzaralarını keşfetmeye yönelik bir arayış niteliği taşır: izleyiciyi kendi benliği üzerine düşünmeye teşvik eder. Sanat pratiğimde genellikle insan ve “benlik” kavramlarına odaklanarak, eserlerimde bireyin iç dünyasını, varoluşsal sorgulamalarını ve modern hayatın getirdiği yabancılaşmayı derinlikli bir şekilde göstermeye çalışırım. Resimlerim çoğu zaman portre izlenimi verse de figürlerin ardındaki katmanlı ve kaotik dokular izleyiciyi görünenin ötesine bakmaya davet eder. Rastlantısallık ve deneysellik üzerine kurulu üretim sürecim, meditatif bir hâl alır. Sanat pratiğim yalnızca estetik bir ifade aracı değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal farkındalık yaratma aracı olarak da işlev görür. Eserlerim, izleyiciyi içsel bir yolculuğa çıkarırken, çağdaş dünyanın karmaşık yapısı üzerine derinlemesine düşünmeye yönlendirir.
Sanatım, derin felsefi ve ruhsal arayışlarla şekillenmiştir. Eserlerimde genellikle insan figürleri üzerinden benlik, aidiyet, tüketim ve içsel dönüşüm temalarını ele alırım. Özellikle göz teması, benim için bir yaşam imgesi olup eserlerimde sıkça vurgularım. Resim yapma sürecimi bir arınma ve ritüel olarak görüp, bu süreçte sessizlik ve içsel dengeye büyük önem veriyorum. Eserlerim yalnızca estetik bir anlatım biçimi değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal bir uyanış aracı olarak görülür. İzleyiciyi kendi iç dünyasına dönmeye çağırırken, çağdaş dünyanın karmaşıklığı üzerine derin düşünmeye de teşvik eder.”
Azat YEMAN