Uluslararası piyano dünyasında Türkiye’nin en saygın temsilcilerinden biri olan Gülsin Onay, çocuk yaşta başlayan olağanüstü müzik yolculuğunu dünyanın en önemli konser salonlarına taşıdı. Piyanodaki üstün tekniği ve derin müzikal yorumuyla Onay, dünya klasik müzik sahnesinde kalıcı bir iz bıraktı.

Henüz altı yaşındayken İstanbul Radyosu’nda ilk resitalini veren Onay, daha sonra “Harika Çocuk” yasasından yararlanarak Ahmed Adnan Saygun ve Mithat Fenmen ile çalıştı. Eğitimine Paris Konservatuvarı’nda Pierre Sancan, Monique Haas ve Nadia Boulanger ile devam eden sanatçı, 16 yaşında prestijli “Premier Prix du Piano” ödülünü kazanarak mezun oldu.

Gülsin Onay’ın uluslararası kariyeri Venezuela’dan Japonya’ya uzanan geniş bir coğrafyada, tüm kıtalarda 80 ülkeyi kapsıyor. Sanatçı, Dresden Staatskapelle, Philharmonia Orchestra, Royal Philharmonic ve Japan Philharmonic gibi dünyanın önde gelen orkestralarında solist olarak sahne aldı. Münih Radyo Senfoni, St. Petersburg Filarmoni, Varşova Filarmoni ve Viyana Senfoni orkestralarıyla gerçekleştirdiği konserlerde Vladimir Ashkenazy, Vladimir Fedoseyev, Neeme Jarvi, Emmanuel Krivine, Esa-Pekka Salonen, Jose Serebrier ve Vassily Sinaisky gibi önemli şeflerle çalıştı.

Sanat yaşamı boyunca yorumculuğuyla uluslararası çevrelerin takdirini kazanan Onay hakkında Newport Festivali “Gülsin Onay’ın Beethoven’ın son Sonatı Opus 111’i çalışı Schnabel’inkine rakip oldu” değerlendirmesini yaparken, Berlin Tagesspiegel onu “Olağanüstü… Aşkın virtüözite, kişisel çekicilik, hassas ve derin dokunuş” sözleriyle tanımladı. Würzburg Mozartfest ise sanatçının yorumunu “Cennet gibi Mozart” ifadeleriyle değerlendirdi.

Özellikle Chopin yorumlarıyla öne çıkan Gülsin Onay, bu alandaki başarıları nedeniyle 2007 yılında Polonya Devlet Madalyası ile onurlandırıldı. Aynı zamanda Ahmed Adnan Saygun’un eserlerinin dünyadaki en önemli yorumcularından biri olarak kabul edilen sanatçı, bestecinin sıkça seslendirdiği ve yurt içinde ve dışında ilk kez yorumladığı 2. Piyano Konçertosu’nun kendisine ithaf edilmesiyle de ayrı bir yere sahip oldu.

Bugüne kadar yayımladığı 20 albümde Mozart ve Beethoven’dan Rachmaninov ve Bartók’a uzanan geniş repertuvarını dinleyicilerle buluşturan Onay, son olarak Jose Serebrier yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası ile Erkin ve Haçaturyan konçertolarının dünya prömiyer kayıtlarını gerçekleştirdi.

Devlet Sanatçısı unvanına sahip olan Gülsin Onay, uzun yıllardır Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın solisti olarak çalışmalarını sürdürüyor. Bilkent Üniversitesi’nde “Misafir Sanatçı” olarak görev yapan sanatçı, Boğaziçi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi tarafından verilen fahri doktora unvanlarına da sahip.

2004 yılından bu yana Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nin sanat danışmanlığını yürüten Onay, 2007 Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası, 2011 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri “Yılın Piyanisti” ödülü, 42. İstanbul Müzik Festivali Onur Madalyası ve Bodrum Müzik Festivali Onur Madalyası gibi birçok önemli ödüle layık görüldü.

Adına bir cadde verilen Tekirdağ’da ise 2015 yılından bu yana “Gülsin Onay Piyano Günleri” düzenleniyor. Sanatçı, uluslararası başarılarla örülü kariyerini konserleri, kayıtları ve genç müzisyenlere verdiği destekle sürdürmeye devam ediyor.